ACSBoardLiveİletişimGiriş

Arrest Sonrası Koroner Anjiyografi Yapılan Hastalarda Sağkalım

Yazan Mustafa Yılmaz
Kategori Koroner
Ocak 08, 2021
2 dak okunur

ACS YouTube Kanalı - Şimdi Abone Olun!

Kaçırdığınız içerikleri izleyin.
Abone Olun

Yeni bir çalışmada post arrest koroner anjiyografi düşünülen hastalarda uzun süreli kötü sağkalımın öngürdürücüleri belirlendi.

85 yaş üstünde, şoklanamaz ritmi olan ve dolaşımın sağlanması için 30 dakikadan uzun resüsitasyona ihtiyaç duyan hastalar, çeşitli olumsuz faktörlerden (laktat >7 mmol/L, resüsitasyon yapılmaması, tanıksız arrest, ph<7.2, kronik böbrek yetersizliği gibi) en azından altısına sahip hastalar gibi kötü uzun süreli sağkalıma sahipti. Her iki grupta da hastaneden taburcu olma ihtimali %10’dan daha azdı.

2500’den fazla kardiyak arrest hastasının analiz edildiği sonuçlar, JACC’ın 2 Şubat 2021 sayısında yayımlanacak. Baş yazar Ahmed A. Harhash; bu gibi hastalarda invaziv prosedürleri geciktirmenin veya vazgeçmenin makul bir seçenek olabileceğini ifade ediyor. Kıdemli yazar Karl B. Kern: bir veya iki risk faktörü olması durumunda anjiyografi yapılabileceğini ancak altı veya yedi risk faktörü olması durumunda yapılmaması gerektiğini, bunun hastaya yardımı olmayacağını ve kaynak israfına neden olacağını söylüyor ve bu bilginin klinisyenlere kimi kateter laboratuarına gönderecekleri konusunda yardımcı olacağını ekliyor. Araştırmacılar; başarılı bir şekilde resüsite edilen 2508 kardiyak arrestli hastada, olumsuz durumların taburculuk üzerine olan etkisini analiz etmek için Uluslararası Kardiyak Arrest Kayıt Defterini (INTCAR) kullandı. Hastaların %39’u taburcu oldu. Üç veya daha fazla olumsuz klinik duruma sahip olan hastalarda taburculuk oranı %40’tan daha azdı. Üç büyük risk faktörüne (85 yaş üstü, şoklanamaz ritm, 30 dakika nabız sağlanaması) veya en az altı olumsuz klinik duruma sahip olanlarda hayatta kalım %10’dan daha azdı.

Olumsuz klinik durumların odds oranları; yaş (0.30), 30 dakikada nabız sağlanamaması (0.30), şoklanamaz ritm olması (0.39), CPR’ın vatandaş tarafından başlatılmaması (0.49), laktat >7 mmol/L (0.50), tanıksız arrest (0.58), ph<7.2 (0.78), kronik böbrek yetersizliği (0.96) idi.

Kern ayrıca yaşın tek başına anjiyografi için kontrendikasyon olmadığını belirtiyor. Kern: “Babası 87 yaşında arrest olan bir meslektaşım vardı. Onu aldık ve tedavi ettik. Üç yıl sonra kanserden öldü, ancak 3 harika yıl geçirdi. Yani sadece yaşlı olunması başka risk faktörü yoksa beni caydırmaz. Ancak 40 dakikadan uzun süre nabız alınamadı ise şansınızın olmadığınızı ve iyi yapmadığınızı söylemeliyim” şeklinde ifade ediyor. Bu yeni sınıflamanın anjiyografiye alınan hasta sayısını azaltmasını değil artırmasını umut ediyor. Yine Bern: “Bence şu an olduğundan daha fazla hasta kateter laboratuarına gitmeli. Bu vakalar genellikle gecenin bir yarısı oluyor ve genellikle hastanın beyin ölümünün gerçekleşeceğinden insanlar hastanın kalbini sebepsiz yere düzelteceğinden korkuyorlar. Ancak bulduğumuz şey bunun kendi kendini gerçekleştiren bir kehanet olduğudur. Onlara agresif yaklaşım göstermezseniz iyi olmayacaklar.”

Ayrıca bu hastaların çoğuna bir şans verilmesi gerektiğini ekliyor ve şöyle söylüyor: “Bu makale laboratuara gitmesi gereken gerçek grup ile gitmemesi gereken grubu ayırmamıza yardımcı olmaktadır. Benim fikrim eğer hastane dışı kardiyak arrestte sağ kaldıysanız her zaman bir şansı hak ettiğinizdir.”

Ayrıntılı Analiz

Dr. P. Daubert bu ayrıntılı analizin klinik olarak anlamlı olduğunu vurguluyor. Arrest kurbanlarında kateterizasyonu değerlendirirken, prognostik faktörleri kantitatif olarak tartmamızı sağladığını ve gelecekteki çalışmalar için yeni hipotezleri üretmek için güçlü bir platform olduğunu vurguluyor.

Dr. Daubert yaptığı açıklamada çalışmanın birkaç nedenden dolayı önemli olduğunu vurguluyor: “Birincisi arrest nedenli ölüm diğer kardiyak nedenlere bağlı ölümler kadar azalmıyor; hatta şu anda COVID nedenli zamanında başvuru azalması nedenli artıyor gibi görünmektedir. İkincisi bazı hastaların prognozunun kötü olduğunu ve agresif tedavilerden yararlanma olasılığı düşüklüğünü vurguluyor. Üçüncüsü sağkalım düşük olmasına rağmen VT/VF olan bazı hastalarda kardiyak arrest akut koroner olaylara bağlıdır ve revaskülarizasyonun bu hastalarda faydalı olduğu gösterilmiştir. Dolayısıyla risk sınıflaması; uygun hastaların zamanında tedavi edilmesini sağlayabilir.”

Kaynak: J Am Coll Cardiol. 2021;77:360-371


Önceki Yazı
Uzmanlar PCI yapılan AF Hastalarında Antitrombotik Tedaviyi Güncelledi

Mustafa Yılmaz

Gediz Devlet Hastanesi

sponsorlu icerik
SPONSORLU İÇERİK

İlgili Yazılar

STEMI Uygulaması Tedavi Süresini Kısaltabilir
Mayıs 08, 2021
2 dak
© 2021, Tüm Hakları Saklıdır.

Kısayollar

Editör olunHakkımızdaİletişim

Sosyal Medya